54-kamer

Daralt
X
 
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
yeni yazılar
  • Batitrakyaninsesi
    Moderator
    • 24.06.2024
    • 45797

    #1

    54-kamer

    1 - Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.
    2 - Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.
    3 - Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.
    4 - Andolsun ki onlara (kötülükten) vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.
    5 - Bunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor.
    6 - Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.
    7 - Gözleri düşkün düşkün (zelil ve hakir) kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler.
    8 - O çağırana koşarak, kâfirler: "Bu çetin bir gündür." derler.
    9 - Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir." dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı.
    10 - Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı.
    11 - Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.
    12 - Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
    13 - Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.
    14 - Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
    15 - Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
    16 - Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler)
    17 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
    18 - Âd (kavmi) da yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
    19 - Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.
    20 - (O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
    21 - Nasılmış benim azabım ve uyarım?
    22 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
    23 - Semûd da o uyarıları yalanladılar.
    24 - "Bizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz." dediler.
    25 - "Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı, küstahın biridir" (dediler).
    26 - Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.
    27 - Biz onlara, kendilerini imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. Onun için sen onları gözet ve sabırlı ol.
    28 - Onlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır.
    29 - Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.
    30 - Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu.
    31 - Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.
    32 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
    33 - Lût kavmi de uyarıları yalanladı.
    34 - Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık,
    35 - Katımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.
    36 - (Lût), onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular,
    37 - Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
    38 - Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
    39 - "Azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
    40 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
    41 - Şüphesiz Firavun ailesine de uyarıcı peygamberler geldi.
    42 - Lakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık. Bu kıssalardan hisseye gelince;
    43 - Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan hayırlı mı? Yoksa kitaplarda sizin için bir beraet mi var?
    44 - Yoksa "Biz birbirimize yardım eden bir topluluğuz." mu diyorlar?
    45 - Her halde o topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır.
    46 - Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.
    47 - Muhakkak ki suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
    48 - O gün yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" (denilecek).
    49 - Haberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık.
    50 - Buyruğumuz yalnız bir tekdir, göz açıp yumma gibidir.
    51 - Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur?
    52 - İşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur.
    53 - Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır.
    54 - Takva sahipleri cennetlerde, nur içindedirler.
    55 - Güçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarındadırlar.
    سْــــــــــــــــــــــم- ِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Lütfen bekleyin...