68-kalem

Daralt
X
 
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
yeni yazılar
  • Batitrakyaninsesi
    Moderator
    • 24.06.2024
    • 45797

    #1

    68-kalem

    1 - Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.
    2 - Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.
    3 - Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.
    4 - Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.
    5 - Sen de göreceksin, onlar da görecek.
    6 - Hanginizde imiş o fitne ve cinnet.
    7 - Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.
    8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.
    9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
    10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,
    11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,
    12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,
    13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,
    14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).
    15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.
    16 - Yakında biz onu hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız.
    17 - Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
    18 - İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı).
    19 - Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,
    20 - Bahçe simsiyah kesiliverdi.
    21 - Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:
    22 - "Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.
    23 - Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
    24 - "Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.
    25 - (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
    26 - Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .
    27 - "Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).
    28 - İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"
    29 - "Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).
    30 - Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.
    31 - Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.
    32 - Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız.
    33 - İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi.
    34 - Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır.
    35 - Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç?
    36 - Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?
    37 - Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?
    38 - O kitapta, "beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?
    39 - Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?
    40 - Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?
    41 - Yoksa ortakları mı var onların? Doğru iseler ortaklarını getirsinler.
    42 - O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.
    43 - Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.
    44 - Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.
    45 - Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.
    46 - Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
    47 - Yoksa gayb onların yanlarında da onlar mı yazıyorlar?
    48 - Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi gibi olma. Hani o öfkeye boğulmuş da nida etmişti.
    49 - Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.
    50 - Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.
    51 - O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.
    52 - Halbuki o âlemler için bir öğüttür.
    سْــــــــــــــــــــــم- ِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Lütfen bekleyin...