Hz. Muhammed’in (sav.) Hz. Hatîce (r.anha) ile izdivâcından Kasım, Zeynep, Rukıyye, Ümmü Gülsüm, Fatıma ve Abdullah; Hz. Mariye (r.anha) ile izdivâcından ise İbrahim dünyâya geldi.
PEYGAMBERİMİZİN ÇOCUKLARININ İSİMLERİ
“–Bırakınız onu! O ebterdir, nesli devâm etmeyecek bir adamdır. Ölünce adı anılmaz olur. Siz de artık ondan kurtulur ve rahata kavuşursunuz.” dedi.
KEVSER SURESİ NEDEN NAZİL OLDU?
Bunun üzerine Allâh Teâlâ Kevser sûresini inzâl buyurdu:
اِنَّا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ. فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ. اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ اْلاَبْتَرُ
“Muhakkak Biz Sana Kevser’i verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu asıl adı sanı ortadan kalkacak olan, Sana kin tutan kimsedir.” (el-Kevser, 1-3) (İbn-i Sa’d, III, 7; Vâhidî, s. 494)
Kevser’in kelime anlamı, çokluk, pek çok şey, her şeyin çoğu demektir. Kevser, nübüvvet, Kur’ân, İslâm, hayır, saâdet, şefaat, namaz ve Peygamber (sav.) Efendimiz’in mûcizeleri olarak tefsîr edilmiştir. Sahîh rivâyetlere göre Kevser, Hz. Peygamber’in (sav.) cennetteki havuzunun ismidir. Ümmet-i Muhammed kıyamet günü o havuzun başında toplanacaktır. (Buhârî, Tefsîr, 108)
Allâh’ın Resûlü’nün (sav.) oğlu küçük yaşta vefât edince Hz. Hatîce (r.a.):
“−Ey Allâh’ın Resûlü! Yavrumun sütü taştı. Keşke Allâh onun ömrünü, süt çağını tamamlayıncaya kadar uzatsaydı!” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav.) Efendimiz:
“−O süt devresini Cennette tamamlayacak!” buyurdu. Hz. Hatîce vâlidemiz:
“−Yâ Resûlallâh! Şâyet bunu (kesin olarak) bilseydim çocuğun ölümü nazarımda hafiflerdi!” dedi. Peygamber (sav.) Efendimiz:
“−İstersen Allâh’a duâ edeyim de sana onun sesini işittireyim.” buyurdu. Fakat Hatîcetü’l-Kübrâ (ra.), teslîmiyet ve sadâkat vasfını bir daha göstererek:
“−Hayır, yâ Resûlallâh! Ben Allâh ve Resûlü’nü tasdîk ediyorum.” dedi. (İbn-i Mâce, Cenâiz, 27)
Allâh’ın Resûlü’nün (sav.) dört tane de kızı vardı. En büyükleri Hz. Zeynep idi. O doğduğunda Fahr-i Kâinât (sav.) otuz yaşında idi. Daha sonra Hz. Rukıyye doğdu. (Diyarbekrî, I, 273-274)
Hz. Rukıyye’den sonra Hz. Ümmü Gülsüm, ondan sonra da Hz. Fatıma doğdu. Resûlullâh (sav.), bu esnâda otuz beş yaşındaydı ve Kâbe yeniden inşâ edilmekteydi.(İbn-i Sa’d, VIII, 19-26)
PEYGAMBERİMİZİN SON ÇOCUĞU
Son olarak hicrî sekizinci senede Mâriye vâlidemizden Efendimiz’in (sav.) oğlu İbrahim dünyâya geldi. İbrahim’in ebeliğini Ümmü Râfî (r.a.) yapmıştı. Onun kocası Ebû Râfî (r.a.) doğumu Allâh’ın Resûlü’ne (sav.) müjdeledi. Bu habere çok sevinen Resûlullâh (sav.), ona hediyeler verdi. Yanındakilere de:
“–Bu gece bir oğlum doğdu, ona atam İbrahim’in ismini verdim.” buyurdu. (Müslim, Fedâil, 62)
Hz. İbrâhîm, on yedi veya on sekiz aylık iken hastalandı ve çok geçmeden vefât etti. (Asri Çubukçu, DİA, “İbrâhîm” md., XXI, 273-274)
(Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafâ 1, Erkam Yayınları)
HZ. MUHAMMED’İN (SAV.) ÇOCUKLARININ KISACA HAYATI
Peygamber (sav.) Efendimizin dört kızı vardı. En büyükleri Hz. Kasım’dan sonra doğan Hz. Zeynep idi. Annesi Hz. Hatice’dir. Hz. Zeynep doğduğu zaman, Peygamberimiz otuz yaşındaydı. Mekke’de doğmuş olan Hz. Zeynep, hicretin sekizinci senesinde Medine’de vefat etti. Vefatında otuz yaşında bulunuyordu.
İslam döneminde Hz. Osman ile evlendi. Habeşistan’a göç eden ilk kafileye eşi Hz. Osman ile birlikte katıldı. Hz. Osman, Habeşistan’dan Mekke’ye dönmüş, oradan da Medine’ye hicret etmişti. Hz. Rukıyye, Bedir Savaşı günlerinde hastalanmış, bu yüzden Hz. Osman, Bedir muharebesinde bulunamamış, hattâ zevcesi başında kaldığı için mazeretliler arasına konulmuştu.
Bedir zaferini Harise oğlu Zeyd, Medineye ulaştırdığı gün Hz. Rukıyye vefat etmişti. Peygamberimiz (sav.) de Bedir Savaşı yüzünden, kızı Rukıyye’nin cenazesinde bulunamamıştı.
Hz. Osman’la evlenen Ümmü Gülsüm (r.a.) onunla altı yıl beraber yaşadı. Hicretin dokuzuncu senesi vefat etti. Cenaze namazı Resûl-i Ekrem (sav.) tarafından kılındı. Hz. Ali, Fadl ve Üsâme tarafından defnedildi.
Hz. Osman’a Resûl-i Ekrem’in (sav.) iki kızı: Rukayye ve Ümmü Gülsüm (r.a.) ile evlendiği için “İki nur sahibi” anlamına gelen “Zinnûreyn” denmiştir.
Peygamberimiz (sav.), Hz. Ali ve Fâtıma’nın iyi geçinmesini ister, aralarında ihtilâf çıkarsa, onları barıştırırdı.
Hz. Fâtıma, hicretin on birinci senesi, babasından altı ay sonra vefat etti. Peygamber (sav.) Efendimiz’in irtihalinde kızı yirmi beş yaşındaydı. Peygamber (sav.) Efendimiz’in soyunu yaşatan Hz. Fâtıma oldu. Fâtıma’nın (r.a.) Hasan, Hüseyin, Muhsin, Ümmü Gülsüm, Zeynep isimlerinde beş çocuğu oldu. Bunlardan Muhsin, küçükken vefat etmişti.
Resûl-i Ekrem (sav.) Efendimiz, İbrahim’in doğumundan çok memnun olmuş, yedinci günü bir ziyafet vermiş, fukaraya sadaka dağıtmış, oğluna İbrahim Peygamberin adını koymuştu. Çünkü, Resûl-i Ekrem’in (sav.) Hz. Hatice’den doğmuş olan erkek çocukları küçük yaşlardayken vefat etmişlerdi. Diğer zevcelerinden de evlâdı olmamıştı.
Ebû Rafiın zevcesi Selmâ, yeni doğan İbrahim’e sütannelik yapmıştı. Buhârî, Ümmü Seyf’in İbrahim’i emzirdiğini bildirmektedir. Peygamberimiz (sav.), sütanneye uğrar, İbrahim’i görür, okşar ve öperdi.
Hz. İbrahim, on yedi veya on sekiz aylık iken hastalandı ve çok geçmeden vefât etti.
Resûl-i Ekrem (sav.) Efendimiz, oğlunun cenaze namazını kılmış, Abbâs oğlu Fadl, Zeyd oğlu Üsâme ve Maz’un oğlu Osman (r.a.) Hz. İbrahim’i mezarına indirmişti. Hz. İbrahim Cennetü’l Baki mezarlığına defnedildi.
Kaynak:islamveihsan
PEYGAMBERİMİZİN ÇOCUKLARININ İSİMLERİ
- Kasım
- Zeynep
- Rukıyye
- Ümmü Gülsüm
- Fatıma
- Abdullah
- İbrahim
“–Bırakınız onu! O ebterdir, nesli devâm etmeyecek bir adamdır. Ölünce adı anılmaz olur. Siz de artık ondan kurtulur ve rahata kavuşursunuz.” dedi.
KEVSER SURESİ NEDEN NAZİL OLDU?
Bunun üzerine Allâh Teâlâ Kevser sûresini inzâl buyurdu:
اِنَّا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ. فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ. اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ اْلاَبْتَرُ
“Muhakkak Biz Sana Kevser’i verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu asıl adı sanı ortadan kalkacak olan, Sana kin tutan kimsedir.” (el-Kevser, 1-3) (İbn-i Sa’d, III, 7; Vâhidî, s. 494)
Kevser’in kelime anlamı, çokluk, pek çok şey, her şeyin çoğu demektir. Kevser, nübüvvet, Kur’ân, İslâm, hayır, saâdet, şefaat, namaz ve Peygamber (sav.) Efendimiz’in mûcizeleri olarak tefsîr edilmiştir. Sahîh rivâyetlere göre Kevser, Hz. Peygamber’in (sav.) cennetteki havuzunun ismidir. Ümmet-i Muhammed kıyamet günü o havuzun başında toplanacaktır. (Buhârî, Tefsîr, 108)
Allâh’ın Resûlü’nün (sav.) oğlu küçük yaşta vefât edince Hz. Hatîce (r.a.):
“−Ey Allâh’ın Resûlü! Yavrumun sütü taştı. Keşke Allâh onun ömrünü, süt çağını tamamlayıncaya kadar uzatsaydı!” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav.) Efendimiz:
“−O süt devresini Cennette tamamlayacak!” buyurdu. Hz. Hatîce vâlidemiz:
“−Yâ Resûlallâh! Şâyet bunu (kesin olarak) bilseydim çocuğun ölümü nazarımda hafiflerdi!” dedi. Peygamber (sav.) Efendimiz:
“−İstersen Allâh’a duâ edeyim de sana onun sesini işittireyim.” buyurdu. Fakat Hatîcetü’l-Kübrâ (ra.), teslîmiyet ve sadâkat vasfını bir daha göstererek:
“−Hayır, yâ Resûlallâh! Ben Allâh ve Resûlü’nü tasdîk ediyorum.” dedi. (İbn-i Mâce, Cenâiz, 27)
Allâh’ın Resûlü’nün (sav.) dört tane de kızı vardı. En büyükleri Hz. Zeynep idi. O doğduğunda Fahr-i Kâinât (sav.) otuz yaşında idi. Daha sonra Hz. Rukıyye doğdu. (Diyarbekrî, I, 273-274)
Hz. Rukıyye’den sonra Hz. Ümmü Gülsüm, ondan sonra da Hz. Fatıma doğdu. Resûlullâh (sav.), bu esnâda otuz beş yaşındaydı ve Kâbe yeniden inşâ edilmekteydi.(İbn-i Sa’d, VIII, 19-26)
PEYGAMBERİMİZİN SON ÇOCUĞU
Son olarak hicrî sekizinci senede Mâriye vâlidemizden Efendimiz’in (sav.) oğlu İbrahim dünyâya geldi. İbrahim’in ebeliğini Ümmü Râfî (r.a.) yapmıştı. Onun kocası Ebû Râfî (r.a.) doğumu Allâh’ın Resûlü’ne (sav.) müjdeledi. Bu habere çok sevinen Resûlullâh (sav.), ona hediyeler verdi. Yanındakilere de:
“–Bu gece bir oğlum doğdu, ona atam İbrahim’in ismini verdim.” buyurdu. (Müslim, Fedâil, 62)
Hz. İbrâhîm, on yedi veya on sekiz aylık iken hastalandı ve çok geçmeden vefât etti. (Asri Çubukçu, DİA, “İbrâhîm” md., XXI, 273-274)
(Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafâ 1, Erkam Yayınları)
HZ. MUHAMMED’İN (SAV.) ÇOCUKLARININ KISACA HAYATI
- Hz. Kasım (r.a.) Kimdir?
- Hz. Zeynep (r.a.) Kimdir?
Peygamber (sav.) Efendimizin dört kızı vardı. En büyükleri Hz. Kasım’dan sonra doğan Hz. Zeynep idi. Annesi Hz. Hatice’dir. Hz. Zeynep doğduğu zaman, Peygamberimiz otuz yaşındaydı. Mekke’de doğmuş olan Hz. Zeynep, hicretin sekizinci senesinde Medine’de vefat etti. Vefatında otuz yaşında bulunuyordu.
- Hz. Rukiyye (r.a.) Kimdir?
İslam döneminde Hz. Osman ile evlendi. Habeşistan’a göç eden ilk kafileye eşi Hz. Osman ile birlikte katıldı. Hz. Osman, Habeşistan’dan Mekke’ye dönmüş, oradan da Medine’ye hicret etmişti. Hz. Rukıyye, Bedir Savaşı günlerinde hastalanmış, bu yüzden Hz. Osman, Bedir muharebesinde bulunamamış, hattâ zevcesi başında kaldığı için mazeretliler arasına konulmuştu.
Bedir zaferini Harise oğlu Zeyd, Medineye ulaştırdığı gün Hz. Rukıyye vefat etmişti. Peygamberimiz (sav.) de Bedir Savaşı yüzünden, kızı Rukıyye’nin cenazesinde bulunamamıştı.
- Hz. Ümmü Gülsüm (r.a.) Kimdir?
Hz. Osman’la evlenen Ümmü Gülsüm (r.a.) onunla altı yıl beraber yaşadı. Hicretin dokuzuncu senesi vefat etti. Cenaze namazı Resûl-i Ekrem (sav.) tarafından kılındı. Hz. Ali, Fadl ve Üsâme tarafından defnedildi.
Hz. Osman’a Resûl-i Ekrem’in (sav.) iki kızı: Rukayye ve Ümmü Gülsüm (r.a.) ile evlendiği için “İki nur sahibi” anlamına gelen “Zinnûreyn” denmiştir.
- Hz. Fatıma (r.a.) Kimdir?
Peygamberimiz (sav.), Hz. Ali ve Fâtıma’nın iyi geçinmesini ister, aralarında ihtilâf çıkarsa, onları barıştırırdı.
Hz. Fâtıma, hicretin on birinci senesi, babasından altı ay sonra vefat etti. Peygamber (sav.) Efendimiz’in irtihalinde kızı yirmi beş yaşındaydı. Peygamber (sav.) Efendimiz’in soyunu yaşatan Hz. Fâtıma oldu. Fâtıma’nın (r.a.) Hasan, Hüseyin, Muhsin, Ümmü Gülsüm, Zeynep isimlerinde beş çocuğu oldu. Bunlardan Muhsin, küçükken vefat etmişti.
- Hz. Abdullah (r.a.) Kimdir?
- Hz. İbrahim (r.a.) Kimdir?
Resûl-i Ekrem (sav.) Efendimiz, İbrahim’in doğumundan çok memnun olmuş, yedinci günü bir ziyafet vermiş, fukaraya sadaka dağıtmış, oğluna İbrahim Peygamberin adını koymuştu. Çünkü, Resûl-i Ekrem’in (sav.) Hz. Hatice’den doğmuş olan erkek çocukları küçük yaşlardayken vefat etmişlerdi. Diğer zevcelerinden de evlâdı olmamıştı.
Ebû Rafiın zevcesi Selmâ, yeni doğan İbrahim’e sütannelik yapmıştı. Buhârî, Ümmü Seyf’in İbrahim’i emzirdiğini bildirmektedir. Peygamberimiz (sav.), sütanneye uğrar, İbrahim’i görür, okşar ve öperdi.
Hz. İbrahim, on yedi veya on sekiz aylık iken hastalandı ve çok geçmeden vefât etti.
Resûl-i Ekrem (sav.) Efendimiz, oğlunun cenaze namazını kılmış, Abbâs oğlu Fadl, Zeyd oğlu Üsâme ve Maz’un oğlu Osman (r.a.) Hz. İbrahim’i mezarına indirmişti. Hz. İbrahim Cennetü’l Baki mezarlığına defnedildi.
Kaynak:islamveihsan